Diyaliz yarı geçirgen bir membran aracılığı ile hastanın kanı ve uygun diyaliz solüsyonu arasında sıvı – solüt ( üre, sodyum, potasyum, kreatinin vs. ) değişimini temel alan bir tedavi şeklidir.
Günümüzde üç farklı diyaliz yöntemi uygulanmaktadır :
Hemodiyaliz : Cihaz yardımı ile tıbbi personel tarafından uygulanır.
Periton Diyalizi : Hasta kendisi de yapabilir.
Yavaş ve Sürekli İşlemler : Daha çok yoğun bakım ünitelerinde uygulanır.
Sıvı – solüt hareketi, genellikle hastanın kanından diyalizata doğrudur ve bu diyalizatın uzaklaştırılması ile hastada mevcut sıvı –solüt dengesizliği normal değerlere yaklaştırılır.
Deneysel olarak ilk hemodiyaliz uygulaması 1913 yılında böbrekleri alınmış köpekler üzerinde denenmiştir. İlk periton diyalizi ise 1923 yılında Ganter tarafından uygulanmıştır. İnsanda ilk hemodiyaliz uygulaması 1944 yılında Hollandalı bir hekim olan Kolff tarafından uygulanmıştır.
HEMODİYALİZDE KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER
1 – Su Arıtma Sistemi : Normal şebeke suyunu alarak çeşitli filtrelerden geçirip ( yumuşatma, aktif karbon filtreleri ve reverse osmos ) vücuda zararlı olabilecek maddelerden arındıran ve bunu hemodiyaliz makinelerıne pompalayan sistemdir.
2 – Hemodiyaliz Solüsyonu : İçinde çeşitli miktarlarda iyon, tuz ve şeker içeriği olan bir sıvıdır. İki çeşit olarak bulunur.
a- ) Asetat Solüsyonu : Günümüzde yan etkilerinin fazlalığından dolayı pek kullanılmamaktadır.
b-) Bikarbonat Solüsyonu : Asidik ve Bazik olarak iki ayrı kapta bulunur ve makine tarafından belirli oranlarda
karıştırılarak kullanılır.
Makinelerin su sisteminden gelen su ile hemodiyaliz solüsyonunu belirli oranlarda karıştırarak oluşturduğu sıvıya diyalizat adı verilir.
DİYALİZ MEMBRANI ( DİYALİZER ) VE HEMODİYALİZ SETİ
Hemodiyaliz işleminin yapılabilmesi için 1-2 metrekare genişliğindeki bir diyaliz membranı parçasının steril, kan akımına uygun, az yer kaplayacak ve pratik kullanımlı bir şekilde getirilmesi yoluyla yapılan gereçlerdir. Binlerce küçük kılcal damar şeklinde düşünülebilir.
İyi bir diyalizör ve set :
▀ Üremik toksinleri iyi temizlemelidir.
▀ Yaşam için gerekli maddeleri ( kan hücreleri, vit vs ) az geçirmelidir.
▀ Yeterli sıvı çekimine olanak sağlanmalıdır.
▀ Güvenirliliği yüksek olmalıdır.
▀ Hemodiyaliz sonunda içinde en az miktarda kan olmalıdır.
▀ En az toksik olmalıdır.
Hemodiyaliz makineleri temel olarak 4 üniteden oluşur.
1. Hastadan kan dışarı alıp temizledikten sonra geri verilmesini sağlayan sistemdir.
2. Su sisteminden gelen su ile diyaliz solüsyonunun belirli oranlarda karıştıran ve diyalizat sıvısı olarak kullanılmasını sağlayan sistemdir.
3. Hastanın fazla sıvısını diyalizatla kan arasında basınç farkı yaratarak vücuttan uzaklaştırlmasını sağlayan sistemdir.
4. Makine ve sistemlerde herhangi bir problem geliştiğinde uyaran ve gerekli durumlarda cihazı kapatan alarm sistemleridir. Bunlara örnek verecek olursak kan kaçağı dedektörü, hava kaçağı dedektörü, basınç göstergesi, ısı göstergeleri vs.
HEMODİYALİZ İŞLEMİ NASIL YAPILIR
Hemodiyaliz işleminde basit fizik kuralları geçerlidir. Diyalizörün ( diyaliz membranı ) bir yanından kan geçerken diğer tarafından diyalizat sıvısı geçer. Bu geçiş ters yönlerde olur. Bu geçiş esnasında kanda yüksek değerde bulunan üremik toksinler ( üre, kreatanin, ürik asit, potasyum vs. ) diyalizat sıvısına geçerek derenaj hattı ile uzaklaştırılır. Bu arada hastanın asit-baz dengesini düzeltecek maddeler ve iyon dengesini sağlayacak iyonlar hasta kanına doğru geçerler. Diyalizin iyi ve yeterli olabilmesi hastanın kan akım hızına, diyaliz süresinin yeterli olmasına ve diyalizörlerin cinsine bağlıdır.
Diyaliz tedavisinde en önemli unsurlardan biri yeterli diyaliz olsa da, hastaların ilaç tedavilerini aksatmamaları ve diyet programlarına uymaları da çok önemlidir.